| YAŞAM DENEN ŞEY? |
yardım etmek kadar yardım istemek de bir erdemdir
Etrafımızda gördüğümüz pek çok insan da ruhsal sıkıntılar olabilir. Komşumuzda yada yolda yürürken tanımadığımız insanlarda hatta sevdiğimiz birlikte yaşadığımız insanlarda da olabilir. Yok saymak görmemezlikten gelmek hiç bir şeyi değiştirmiyor. Yapmamız gereken bilinçli olup önce anlamak sonra ne yapabileceğimizi öğrenmek ve yapılabiliyorsak yardım etmek gerektiğine inanıyorum. .Dışlamadan.. Herkesin hayat şartları aynı olmadığı gibi yaşanan olaylar her insanı farklı etkiler. Birbirimizi anlamaya çalışmak ve varsa yaralarımızı birlikte sarmak gerekir. Hiç kimse sevgisizliği ve yanlız bırakılmayı hak etmiyor..Bu arada yardım etmek kadar yardım istemek de bir erdemdir.
1-Anksiyete bozukluklar: Temel belirtinin anksiyete (endişe, kaygı, korku, heycan) olduğu bir grup ruhsal bozukluk bu başlık altında incelenir. Bu ruhsal bozukluklar şunlardır:
a)Generalize (yaygın) anksiyete bozukluğu (Gerginlik, sinirlilik, her an kötü bir haber alacağı endişesi, heyecan, huzursuzluk, uyku bozukluğu, kas gerginliği, çarpıntı, terleme, çok sık tuvalete çıkma gibi belirtiler vardır.
b)Obsesive kompulsive bozukluk (OKB) (Temizlik, titizlik, kapıyı açık mı kapalı mı diye defalarca kontrol etme, içinden sayı sayma, tabela okuma, namaz kılarken aklına müstehçen görüntüler veya tanrıya küfür gelmesi, hasta olma korkuları vs gibi takıntılar ve bunlara bağlı takıntılı davranışlar vardır)
c)Fobik bozukluk (Yükseklik gibi belirli bir durum veya canlı-cansız nesneden korkma)
d)Panik bozukluk (Aniden ortaya çıkan ölüm, çıldırma, kalp krizi geçirme, düşüp bayılma, kontrolünü yitirme korkuları, kapalı veya açık alanlardan bulunmak istememe ve korku)
e)Sosyal anksiyete bozukluğu (Sosyal fobi) (Toplum içerisinde rezil olacağına küçük düşeceğine ilişkin korku kaygı nedeniyle insan içerisine girmek istememe, bir topluluk önünde konuşamama, yemek yiyememe, yazı yazamama, grup etkinliklerine katılamama)
f)Post travmatik stres bozukluğu, PTSD (Travma sonrası stres bozukluğu, TSSB) (Yaşanan fizik veya ruhsal travma sonrası, travmanın zihinde tekrar tekrar yaşanmasıyla karakterize, sıkıntı ve bunaltının ön planda olduğu ruhsal hastalık hali)
g)Akut stres reaksiyonu (Yaşanan fizik veya ruhsal travma sonrası tedirginliğin ön planda olduğu, travmanın zihinde tekrar tekrar yaşanmasıyla karakterize PTSD den çok daha kısa süreli ruhsal durum) Kaynakça:http://www.psikiyatri.net/cat/index.php?show=detailed&ID=70&refer=
11:55 - 25/10/2005 - yorum {8} - yorum yazStresle Başetme
Stresle Başetme:
Gündelik yaşamımızda stres yaratan pek çok durum ve olay var" Stres bu anlamda kaçınılmaz bir olgu. Ancak stres karşısında çaresiz miyiz dersek cevap hayır. Stresle başetmek mümkün. Hayata bakış açımızı, kişilik özelliklerimizi, otomatik değerlendirme biçimlerimizi, alışkanlıklarımızı, önyargılarımızı değiştirerek başetme mekanizmalarımızı geliştirebiliriz. Ruhsal konforumuz hiçbirzaman bize gökten zembille inmeyecek; bu konfor için uğraşmak ve emek harcamak zorundayız. Nasıl beden sağlığımızı korumak için spor yapıyorsak ruhsal sağlığımızı korumak için de bedensel değil fakat ruhsal becerilerimizi artırmak üzere antrenman yapmalıyız. Becerilerimizi geliştirmeliyiz.
11:52 - 25/10/2005 - yorum {4} - yorum yazSıradan Şeyleri Küçümsemeyin
Sıradan Şeylerdir Bizi Mutlu Eden
Hayat kendi ritminde akıp giderken her gün yaptığımız daha doğrusu tekrarladığımızı düşündüğümüz şeyleri sıradan sayar ve sıkılırız. Gene mi aynı işi yapacağız gene mi aynı yollardan yürüyeceğiz gene mi aynı otobüse bineceğiz. Yada aynı yemeği mi ? yiyeceğiz..Halbuki tüm bu yaptığımız sıradan şeyleri bir an olsun yapamadığımızı düşünelim. Sabah kalkıp bir fincan demli çay veya kahve bulamadığımızı... Yola çıktığımızda hiç bir aracın çalışmadığını veya gitmek için bir işimizin olmadığını..Dünyanın dönmekten canının sıkıldığını ve dönmekten vazgeçtiğini, hava kararmadığı için eve gidemediğimizi. Yada gidecek bir evimizin olmadığını..Diyelim ki gidecek evimiz var ama sıcacık, mis gibi kokan bir tabak yemeğimizi sofraya koyanımızın olmadığını yada hiç yemeğimizin olmadığını..Ve aç yatmak zorunda kaldığınızı. ..Yatacak bir yatağınız olsa da yatağımızın bulunduğu tavandan su damladığını..Su damlamıyorsa da üstünüzü örtecek bir yorganınız olmadığını düşünün. .
Bir an düşünün gerçekten düşündüğünüzde aslında ne kadar şanslı olduğunuzu göreceksiniz..Sakın bana kızıp polyanacılık yaptığımı söylemeyin. Yapmıyorum çünkü sadece elimidekilerin kıymetini biliyor sahip olmadığım şeyler için üzülmüyorum. Üzülmek ve her gün yaptığım şeyler için sıkılmak yerine hayatımda farklılık yaratacak şeyler için çalışmayı ve çaba göstermeyi tercih ediyorum..Sevgi ve saygılar..
12:27 - 24/10/2005 - yorum {6} - yorum yazNe Varsa Doğada Var
KETEN TOHUMUNU HAYATINIZA SOKUN
Aldığım kilolar yüzünden ne zamandır yüksek kolestrolle uğraşıyordum..Ama bir türlü yemek konusunda kedimi frenleyememiştim. 1 aydır doktor bir arkadaşımın tavsiyesi ile keten tohumu tüketmeye başladım..Sabah akşam aç karnına 1 tatlı kaşığı keten tohumunu bol su ile içtim. Sonuç 1 ayda tam 4.5 kilo. Sizlerle paylaşmak istedim.
Keten tohumunun yararları · Mide-bağırsak sorunlarına karşı iyi gelir · Bağırsakları yumuşatır, kabızlığa karşı iyi gelir · Kemikleri güçlendirir. Özellikle menopoz döneminde yararlı · Bağışıklık sistemini güçlendirir · Menopoza bağlı şikâyetleri hafifletir · Kalp-damar hastalıklarından korur · Kolesterol, şeker seviyesini dengeler · Yüksek tansiyonu düşürür · Romatizmal hastalıkları önler · Sinir sistemini güçlendirir · Hafızayı güçlendirir · Konsantrasyon bozukluğuna karşı iyi gelir · Yaşlanmaya bağlı dikkat dağınıklığına karşı iyi gelir · Haricen kullanılarak yaraların çabuk iyileşmesini sağlar · Egzama ve sedef hastalıklarında kullanılır · Nasırlarda kompres olarak kullanılır · Solunum yolu hastalıklarında olumlu etki yapar · Ruhsal bozukluklara karşı iyi gelir · Öksürüğü giderir · Ağız boşluğu, boğaz ve diş eti rahatsızlıklarında gargara olarak kullanılır · Lifleri sanayide, özellikle dokumacılıkta kullanılır Keten tohumu ne içerir? · Omega-3, Omega-6 ve Omega-9 yağ asitleri · Yüksek oranda çözünür ve çözünmez lif · Protein · Lignanlar (kansere karşı maddeler) · Vitaminler · Mineraller · Aminoasitler Keten tohumu nasıl tüketilir? · Kaynatılarak içilebilir. · Dövülerek, öğütülerek toz haline getirilebilir. Bir kaşık ağza atıldıktan sonra arkasından su içilebilir. · Kavrulmuş olarak tüketildiğinde daha lezzetli olur. Keten tohumunun çok özel bir tadı veya kokusu yoktur, ama kavrulunca güzel bir tada kavuşur. · Tohum şeklinde de tüketilebilir. · Yemeklere, yoğurda, salatalara, müsliye, pasta, börek gibi unlu mamullere karıştırılarak da tüketilebilir. · Günde 1-1.5 çorba kaşığı keten tohumu sağlıklı kalmak açısından yeterlidir. Dozunu kaçırmamakta yarar var.
Zayıflatıcı özelliği de var Keten tohumunu özellikle kadınlar için cazip kılan en önemli özelliği ise, zayıflatıcı özelliğe sahip olması. Yıllardır Mısır Çarşısı'nda 'şifa dağıtan' Ucuzcular Gıda Maddeleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Eczacı Dilaver Kadıoğlu ise bu bitki işine, eğitimsiz aktarların değil de, mutlaka eczacıların sahip çıkması gerektiğini savunuyor. Yaklaşık 170 yıllık bir geçmişi olan 'Ucuzcular Baharat'ta yaklaşık 6000 çeşit baharat, ot, kök bulabilmek mümkün. Bunlardan bir tanesi de keten tohumu. Keten bitkisinin yaprağından tohumuna kadar her tarafının yararlı olduğunu belirten Kadıoğlu, "Keten tohumunun ayrıca zayıflatıcı özelliği de var. Tokluk hissi uyandırarak kişinin daha az yemek yemesine yol açıyor. Zayıflatıcı özelliği, aslında içerdiği Omega-3 yağ asitlerinden kaynaklanıyor. Tıpkı balık gibi etkisi var keten tohumunun. Keten tohumu, somon balığı kadar Omega-3 yağı içeriyor. Günde 1 yemek kaşığı alındığında ayda ortalama 4-5 kilo verilebilir. Ancak tabii ki bu, kişiden kişiye ve bünyeden bünyeye de değişir. Bir uzmana danışmak çok önemli" diyor. Nedense 'doğal' gıdaların veya bitkilerin zararsız olduğuna inanılır Türk toplumunda. Oysa bir bitki de bilinçsiz kullanıldığında sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Kadıoğlu, "Suyun bile fazlası zarar. Keten tohumunu da dozunu kaçırarak tüketirseniz, bağırsaklar fazla yumuşar ve vücut aşırı su kaybeder. Dolayısıyla aşırı kilo kaybı olur. İdeali günde bir yemek kaşığı. Ama kilo sorununa göre alınması gereken dozaj değişebilir. Aslında bu dozajı insanlar kendileri de ayarlayabilirler. Bağırsaklar fazla yumuşamayacak şekilde kullanılırsa dozu kaçırılmamış olur" diyor. İnsanların bitkileri her derde deva olarak görmelerini yanlış buluyor Kadıoğlu ve ekliyor: "İnsanlar genellikle bu bitkileri kullanınca düzenli olarak kullanmaları gereken ilaçları almıyorlar. Bu yanlış. Tedavilerini ihmal etmemeliler. Alınması gereken ilaçlar alınmalı.
KAYNAK: http://www.vejetaryen.net/beslenme/urunler/keten_tohumu/keten_tohumunu%20hayatiniza_sokun.asp
02:43 - 20/10/2005 - yorum {7} - yorum yazBöylesi bir Japon yastğı Görmemiş Olabilirsiniz...
Bu japonlar bir harika valla..Diyecek söz bırakmadılar..
11:33 - 29/9/2005 - yorum {10} - yorum yaz
|
Tanım Yaşadıklarımız bazen rastgele, bazen planlı , bazen sıradan bazen orjinal, bazen karışık, bazen düzayak, bazen kolay, bazen zor ...Tüm bu tanımları daha da çoğaltabiliriz..Sonuçta herkes kendi deneyimini yaşıyor, öğreniyor tekrar yaşıyor tekrar öğreniyor..Sorduğun sürece fark edebilirsin farklarını. Cevapları bulabildikçe deneyebilirsin sana uyanı..BU BİR YAŞAM BİR GÜN SONU OLAN... Ana Sayfa Profilim Arşiv Arkadaşlarım Son Yazılar - yardım etmek kadar yardım istemek de bir erdemdir - Stresle Başetme - Sıradan Şeyleri Küçümsemeyin - Ne Varsa Doğada Var - Böylesi bir Japon yastğı Görmemiş Olabilirsiniz... - Hayatı güzel yaşamak için tüm bunlar şart mı? - İşte Hayat Felsefesi - EVLİLİK VE AŞK - Sanal "sorumlumuz" bile var... - Hızlı ve tehlikeli araç kullanımının perde arkası Arkadaşlar•tuluat•milkboy •tauvlu •hatunca •mizrak •nymphia •yansımalar •zupermen Brochure Design |